ÇOCUK KİTAPLARINDA SANAT: BİR GRAFİK TASARIM ÜRÜNÜ OLARAK GAKGUKLARIN MACERALARI

Elif KONAR ÖZKAN

 

Çocuk, bedensel, ruhsal ve düşünsel gelişimi açısından belli bir gizil gücü, doğarken öz olarak beraberinde getirmektedir. Süreç içinde çevresel etkiler ve hayata dokunuşlarının kalitesi, bütün gelişim alanlarını etkilemektedir. Bu bağlamda estetik değerlerin gelişmesinin de temelleri okul öncesi dönemde aranabilir.

 

Çocuklar, Dünya’yı keşfetmeye hayret ederek başlar. Doğal olarak her şeyi merak eder ve keşfetmeye çalışır. Bu keşif yolculuğunda, estetik, çocuğun bütünsel gelişiminin bir parçası olarak önemlidir. Estetik değerler; çocuğun, çevresindeki güzellikleri görmesine; akılcı bir tüketici olmasına; sanatı değerlendirmesine ve anlamasına; duygusal bilgi, düşünce ve kavram oluşturmasına yardım eder. Çocuğa, gelecek yaşantısında estetik kaygıya ve estetik duyarlığa sahip olabilmesi için okul öncesi dönemde yapılabilecek en büyük yardım, güzellikleri görebileceği, tanıyabileceği ve kıyaslayabileceği ortamların ve ürünlerin hazırlanmasıdır. Çocuk edebiyatı ürünleri ve kitaplar, böylesi bir yardım için kullanılabilecek ürünler arasındadır. Zira okul öncesi dönem kitapları, sadece metin-resim bileşkesi değil tümüyle bir grafik tasarım ürünüdürler. Bu yönüyle de estetik değer açısından önemlidirler.

 

Çocuk edebiyatı ürünlerini, yazılı metinleri süsleyen resimlerden oluşan eserler olarak düşünmemek gerekir. Grafik tasarım kalitesi yüksek bir çocuk kitabında yazılı metin ve resim estetik bir kompozisyon meydana getirecek şekilde tasarlanmalıdır. Resimler ya da çizimler, yazılı metne eklenmiş gibi durmamalı, bizzat yazılı metnin bir parçası olmalıdır. Çocuk, hikâyeyi ve çizimleri aynı anda alımlayabilmeli ve okuyabilmelidir. Nodelman ve Mardi de resimli kitapların üç farklı anlatım şeklini içerdiğine vurgu yapmaktadırlar; “Sözel anlatım, resimsel anlatım ve her ikisinin bileşiminden kaynaklanan anlatım şekli.[1]

 

Gakgukların Maceraları incelendiğinde sözü edilen bileşimin üst düzey estetik bir kalitede gerçekleştiği görülmektedir. Gakguklar, parmak boyama tekniği kullanılarak resimlendirilmiş hikâyelerden oluşmakta. Hikâyelerin kahramanları kargalar. Küçük kargalar, ait oldukları topluluğun içinde kendi kimliklerini tanımaya, tanımlamaya, anlamlandırmaya çalışırken zaman zaman kendi yeteneklerini, yaratıcılıklarını keşfetmekteler. Hikâye, grafik tasarım ve çocuğun yaratıcılığının teşvik edilmesi, Gakgukların Maceraları’nda bileşimin ögelerini oluşturmaktadır.

 

Her parmak izinin kişiye özgü oluşu, bireyi vurgulaması, hikâyelerdeki kendini tanıma/bilme vurgusu ile örtüşmektedir. Dolayısıyla bu açıdan da –görsel unsurlarla, hikâyeyi oluşturan unsurların birbirini tamamlamaları açısından- eser, grafik tasarım olarak estetik bir bütünlüğe ve kaliteye ulaşmaktadır.

 

Hikâyeler incelendiğinde, figürlerin kendi var oluşlarını, görünüşleri ve bedenleri üzerinden tanımaya ve benimsemeye çalıştıkları görülmektedir. Çocuklarda kişiliğin 4 yaşlarında şekillendiğini vurgulayan yazar Melike Günyüz de, “Bu nedenle dizide ana tema olarak kişinin toplumda ‘birey’ olarak var olmasını işledik. Gakgukların Maceraları’nda çocukların kişilik gelişimini olumlu yönde etkileyecek öykülere yer verdik.[2]” demektedir. 

 

Dizide tip olarak kargaların seçilmiş olması da tesadüf değildir. Bu hikâyelerde kuşlar dünyasının çirkin zannedilen figürleri aslında güzel olduklarını ve güzeli üretebildiklerini fark etmektedirler. Hikâyeler biçimsel ve içerik olarak çocukların da kendilerindeki güzelliği fark etmelerini ve güzel olanı üretebilme kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlamaktadır. Güzel olan –estetik olan- uzakta, dışarıda değil bizde, benliğimizde, parmaklarımızın ucundadır.

Grafik tasarım açısından incelendiğinde, çocuk edebiyatı kitaplarında boşluklar önemlidir. Zira “sayfa düzeninde resim, metin ve sayfa kenarlarındaki boşluklar arasında göze hoş gelen bir bütünlük ve sayfada bulunan tüm ögeler arasındaki oransal uyum, estetik dengeyi sağlayan temel etkenlerdir.[3]

 

Bununla birlikte hikâyedeki eksiltili anlatım yöntemini de grafik ögelerin düzenlenişiyle birlikte tasarlamak mümkündür. Gakgukların Maceraları’nda hikâyeyi kurma ve grafik tasarım eylemlerinin birlikte yapıldığı görülmektedir. Dizinin basın bülteninde de Gakgukların Maceraları’nı, “edebiyat ve sanat alanının iki uzman ismi Günyüz ve Hemmatirad’ın birlikte tasarladıkları” vurgulanmaktadır. Bu dizi, kurgu ve tasarım işleminin en başından beri birlikte yapılmasının gerçek manada estetik dengeyi ve kaliteyi ortaya çıkardığına iyi bir örnektir.

 

Çocukların zekâsına, yaratıcılığına ve hayal gücüne güveniliyorsa onlar için hazırlanan kitaplarda her şeyi söylemek ve göstermek telaşına düşmenin ne kadar yersiz olduğu bilinir. Gakgukların Maceraları’nda, hikâyelerde çocukların doldurabilecekleri boşluklar vardır.

 

Mesela, Mavi Gaki hikâyesinin girişine bakıldığında, çocukların zihnini yoracak laf kalabalığından ustaca kaçınıldığı görülmektedir. İlk cümleyle beraber çocuk kendini hikâyenin içinde bulur. Hikâyenin nerede, ne zaman, kimler arasında geçtiğini ayrıca belirtmenin gereği yoktur. Metni ve resimleri okuyan çocuk, bu boşlukları kendisi dolduracak aslında bir edebiyat okuru olarak yazar ve çizerle iş birliğine girecektir (Bakınız: Mavi Gaki, ss. 2-3.).

 

Çocuk okurlara güvenilirse onların öz güvenlerini ve yaratıcılıklarını pekiştirecek eserler ortaya konulabilir. Günümüzde yetişkinlere hitap eden hikâyelerde de okur metin ilişkisinin ve iş birliğinin karşılıklı olduğu bilinmektedir. Geleceğin estetik algısı yüksek okurları/bireyleri için bu iş birliğinin erken başlaması gerekmektedir.

 

Çocuk kitaplarında yalınlığın, kısa cümleler kurmaktan ibaret olduğu düşünülmemelidir. Bu yalınlık, hikâyenin diline, kurgusuna ve grafik tasarımına taşınabilmeli ve bunlar iç içe geçerek birbirini tamamlayabilmelidir. Gakgukların Maceraları’nda bunun da gerçekleştiği görülmektedir.

 

Dizideki hikâyelerde anlatılan olaylar, tema, figürler ve grafik uygulama hemen hemen dünyanın her köşesindeki çocuklara seslenecek evrenselliktedir. Çocuğun kendi kimliğini, kişiliğini tanıması evrensel bir temadır. Parmak boyama da hangi kültürün içine doğmuş olursa olsun her çocuğun ilgisini çekebilecek bir tekniktir. Gakgukların Maceraları bu nitelikleriyle evrenselliği yakaladıkları için farlı kültürlerin çocuk kitabı yayıncıları tarafından takdir görmüş; Çince, Almanca, Bulgarca, Rumence, Arapça, Korece, İngilizce gibi farklı dillere çevrilmiştir.

 

Gakgukların Maceraları dizisinin bahsedilen özellikleriyle akademik camiada da dikkat çektiği, Osmangazi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi tarafından ilgili bölümlerde tavsiye ile okutulan kitaplar arasına girmiş olması, Mimar Sinan GSF ve Marmara Okul Öncesi Eğitimi güzel sanatlar hocaları tarafından takdir edilmiş olması da ulaşılan kayda değer bilgilerdendir.

 

Sonuç olarak, grafik sanatları hakkında genellikle yetişkinlerin bilerek ya da bilmeyerek çocuklar için sınırlayıcı oldukları görülmektedir. Bazı yetişkinler, çocukların hem estetik alımlama hem de yaratma açısından yetersiz olduğunu düşünmektedirler. Çocukluk sırrının farkında olmayan yetişkinler tarafından çocukların bazı şeyleri yapamayacaklarına dair bir algı oluşturulduğu ve bu ön yargıların çocuklarda da zaman zaman etkili olabildiği bir gerçektir. Kimi zaman çocukların, “Ben resim yapamam ki… Kursa gitmedim, ders almadım, beceremem.” şeklinde yorumlar yaptığına rastlanmaktadır. Oysa resim çizmek ve estetik değer yaratmak için kurs, özel ders vb. şart değildir. 

 

İncelenen dizinin çocuğu bu önyargılardan kurtarmak, çocukta özgüven oluşturmak ve çocuğun özgüvenini pekiştirmek için öncelikle basit teknikler öğreterek resmi sevdirmek amacıyla tasarlandığı ve çalışıldığı görülmektedir. Çocuklar doğaları gereği dokunmayı, keşfetmeyi ve parmaklarıyla bir şeyler yapmayı severler. Bu hem çocuk psikolojisi hem estetik ve sanat eğitimi açısından önemlidir.

 

Parmak izi, herkesin şahsi kimliğidir. Bu düşünceden yola çıkılan Gakgukların Maceraları’nda, resimleme tekniği olarak parmak boyası kullanılmış. Böylece çocuklar, sanatçının iziyle doğrudan tanışmışlardır. Ayrıca dizi, çok yalın bir anlatımla, basit çizgilerle de duyguların yansıtılabildiğine bir örnektir. Bu kitaplarla tanışan çocuklar, kendi dünyasına aşina hissettiği bu sade teknik ve tasarımla resme karşı kendini daha yakın bulabilmektedir. Ayrıca her çocukta tekniği denemeye dair bir istek oluştuğu da gözlemlenmiştir. Çocuklar, bu teknikle her resimde kendi imzasını atmış olduğu için bu sayede öz güvenleri de desteklenmiş olmaktadır.

 

Grafik tasarım açısından kitaplar incelendiğinde resimleme tekniği kadar fiziksel özelliklere (punto, kenar boşlukları, resim metin ilişkisi, kapak tasarımı, sayfa düzeni) de dikkat edildiği görülmektedir. Dizinin yurt dışında dikkate değer bulunmuş olması; çeşitli ülkelerin yayıncıları tarafından telifinin satın alınması ve Almanya, Bulgaristan, Çin, Bulgaristan, Romanya, Kore, Mısır vd. tarafından yayımlanması da yayın projesi olarak başarılı olduğunu düşündürmektedir.

 

Referanslar:

Melike Günyüz, Reza Hemmatirad, Gakgukların Maceraları Dizisi, Erdem Yayınları, 2010.

Erdem Yayınları Basın Bülteni, 2005.

Özge Mardi, Çocuk Kitabı Resimlemede Karakter Yaratma, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İzmir, 2006.

Perry Nodelman, The Pleasures of Children’s Literature, Longman, 1996.

Sedat Sever, Çocuk ve Edebiyat, Kök Yayıncılık, 2002.

 

www.ayracdergisi.com