Fikri ile Fahri

Uzun başlık ile “Bol Fikir Üretir Fikri ile Fahri” serisi bugün elimizde. Kutusu içinde beş kitaplık bir seri bu. Kitaplar 64 sayfa.
Önce resim ve grafikleri hakkında bir şeyler söyleyeyim. Kitapların çizimleri oldukça güzel. Sadece çizimler açısından değil, grafik olarak da çok beğendim bu seriyi. Sayfa arka planının düz olmaması, ara sıra yazıdaki hareketlenme, çizimlerin sayfaya yedirilmesi vs ile çok renkli bir seri olmuş. Renk demişken, renklerde hoş bir uygulama var. Her kitabın çizimleri iki renkten oluşuyor. Siyah ve kitabın kapak renginin tonları. Açıkçası hoşuma gitti bu uygulama. Her kitabı kendi içinde renkleri ile de sınıflandırmış, özellik katmış gibi.

Hikayeye gelirsek… Fikri bol Fikri ifadesini okuyunca belki siz de benim gibi “fikir” açısından zengin bir kurgu bekleyeceksiniz. Özellikle karakter kendisini daha ilk baştan “fikir fabrikası”, “fikir arkeologu” olarak tanıtınca. Bu açıdan kitapları ya da Fikri’yi doyurucu bulamadığımı söylemeliyim. Hatta bazı bölümlerde Fahri çok daha ilginç fikirler üretiyor gibi geldi.

Fahri kim? Fahri, Fikri’nin hem komşusu hem en yakın arkadaşı. Fahri boğazına düşkün, yuvarlak göbeği tişörtlerinden dışarı selam veren bir çocuk. Her ne kadar olur olmadık yerlerde yemek düşünmesi ile biraz bencilliğe doğru kaydırılsa da metinlerde, çok sevimli gelen bir tarafı var, orası kesin. Fahri’yi tanıdıktan sonra direk şöyle düşündüm mesela: Göbekli kahramanları sevelim!
Kitaplarda yoksul, yetim, ihtiyaç sahibi insanların da geçtiği bölümler var. Fikri ile Fahri onlar için çalışıyor, gayret gösteriyorlar. Bu bilinç, herkesten beklediğimiz, çocuklarımızda olmasını istediğimiz bir şey. Fakat bir ara düşünmeden edemedim. Bu tür gruplara yardım etmek deyince, aklımıza kullanmadığımız eşyaları toplayıp götürmekten, kermes düzenlemekten başka bir şey neden gelmez? Yetim çocukları okuma ya da oyun halkalarına almayı neden düşünmeyiz? Ailece gittiğimiz bir piknikte ihtiyacı olan bir aileye neden hami olmayız? Yardım şekilleri açısından bol fikirlere, güzel fikirlere ihtiyacımız var gibi. Fikri iş başına!

Sevdiğim bir mahalleli