Huzursuz Kâşifler ile Zamanlar Arası Geçiş

Tufanlar, kasırgalar, gökten taş yağarmışçasına inen dolular, depremler, bunaltıcı sıcaklar bir yandan savaşlar, türlü çeşit deneyler, yozlaşma vs. diğer yandan ve öte yandan ‘korkunç bir sona yaklaştıklarının farkında olmayan insan ırkı’ yani biz. Elde dini ve bilimsel pek çok veri lakin nisyan ile malul bir ırk olan insanoğlu. Işte Suhube Göker’in kurgusu tam da bu ayrıntıya dikkat çekerek keşfe çağırıyor okuru. Unutkan insan ırkını uyarmak için dünyadaki hayatları sona erip Berzah âlemine geçen Kılavuz Kâşiflere görev verilmiştir ve kâşifler, dünyadan seçilen arayıcı çocuklara kılavuzluk ederek onları bir sınavdan geçirecek; başarılı olan arayıcı, Kâşifler Okuluna girmeye hak kazanacaktır.

Kitap bir haritayla başlar: Rüyalar Ülkesi, Berzah Ülkesi, Süfliler Ülkesi (yani dünyamız), Tılsımlar Köyü, Giz Köyü, Soyağacı, İliyyin Aynası, Güneş Saati, Geçiş Kuyusu, Ahit Taşı, Sırlar Kapısı, Esirler Dehlizi, Siccin ve İliyyin. Haritanın amacı okura keşif yolculuğunda kılavuzluk etmek olmalı. Zira «zamanlar arası geçiş» sırasında kafamızın karışmaması için bazen haritaya bakmaya ihtiyaç hissedebiliriz. Haritadan hemen sonra da bir not: «Bazen kurgular en büyük gerçekleri fısıldar. Gerçeklerle yüzleşmek istemeyenler bu kitabın sır düğümlerini asla çözemeyecekler.» 

Serinin ilk kitabında Fuat isimli çocuk arayıcı seçilir ve onun kılavuz kâşifi de Simyacı Kâşif Cabir Bin Hayyan’dır. Büyük dedesinin günlüklerini okumak için Osmanlıca dersi alan, bilim tarihine, kimyaya meraklı olan Fuat’ı ve arkadaşı Kerim’i zamanlar arası geçişlerin, fizik ötesi yolculukların yaşandığı bir macera bekler tabii biz okurları da. Fuat, peşindeki Şata ve onun yardımcılarıyla zorlu mücadelede galip gelerek Kâşifler Okuluna girmeye hak kazanacak mı? Yazar, paralel evrenlerin olduğu fantastik bir romana mı imza atmıştır yoksa pek çok olağanüstülüklerle bezeli bir masal veya bilimkurguya mı ya da üstad Hasan Aycın’ın ifadesiyle ‘inanan insan için her şey olağan’dır da olağanüstü ve olağandışı diye bir şey yok mudur zaten?

Kılavuz Kâşifler kimler mesela? Simyacı Kâşif, Cabir bin Hayyan demiştik hani Fuat’ın kılavuzu olan, peki diğerleri… Hadi bu soruyu cevaplamış olayım en azından. Başkâşif, Muhyiddin İbni Arabi; Hendeseci Kâşif, Harezmi; Gök Bilimci Kâşif, Meryem Usturlabi; Yer Bilimci Kâşif, Biruni; Nebat Bilimci Kâşif, Dineveri; Us Bilimci Kâşif, İmam Gazali; Şifacı Kâşif, İbni Sina; Ruh Bilimci Kâşif, Babanzade Ahmed Naim; Seyyah Kâşif, Evliya Çelebi. Bunların da görevlerini ve maceradaki ayrıntıları kitaba bırakayım. Okuyarak keşfetmek daha heyecanlı ve zevkli olacaktır, şimdilik isimlerini zikretmekle yetineyim. Zira okur olmak bazen yazarla bir adımlamaktır macerayı kimi hayal âleminde kimi gerçek dünyada kimi zamanlar arasında… Cabir bin Hayyan’ın yaşadığı coğrafyaları gerçekten geziyoruz Fuat ile birlikte hem de bir rehberin eşliğinde adeta. Diğer yandan ‘fizik kurallarını altüst ederek mekânların ve zamanların içinde, paralel bir boyutta varlığını sürdüren, sayısız evrenin bir araya gelerek oluşturdukları’ berzah âleminde buluveriyoruz kendimizi. Turist Rehberliği ve İlahiyat mezunu olan yazar, soyut ve somut olanı ustaca meczediyor metninde mizahı da göz ardı etmeden.

‘Çocukluğunda göçmen olan anneannesinden dinlediği mistik hikâyeleri, şimdilerde kendisinin dillendirdiği gizemli masallara dönüştürerek’ anlatan ve yazan Suhube Göker’e emeğine sağlık diyerek kâşiflerin ve aracı çocukların diğerleriyle de tanışmayı merakla beklediğimizi de bilvesile duyurmuş olalım.

Arka Kapak Kitap ve Kültür Dergisi 

Ekim 2017

Huzursuz Kaşifler 1-Zamanlar Arası Geçiş