"Okumayı Seviyorum" kategorisi kitapları.

Yaşlılara saygı ve sevgiden doğa sevgisine, vefadan dürüstlüğe, ötekini sevme ve kendine güven gibi birçok evrensel insani değerlerin ele alındığı dizinin hikaye kahramanlarıyla çocuklar yaşama dair deneyimler kazanacak. 9 yaş ve üzeri çocuklarda kitap sevgisinin oluşmasına, okuma zevk ve alışkanlığının gelişmesine katkı sağlayacak Okumayı Seviyorum Dizisi 10 kitaptan oluşmaktadır. Sınav Korkusu Koşamayan Kızılderili En iyi arkadaşım Takıma alınmayan çocuk Karşıdaki Ev Çatıdaki Çocuk Gizli Bahçe Pi’nin hazinesi Üç gün yetmez! Komik Hediye


Dizide yer alan her kitap çocukların okuma alışkanlığını ve edebi zevkini geliştirirken pek çok değer kazanmalarına da katkı sağlayacaktır. Bu dizi 9 yaş ve üzeri çocuklar için bir değerler hazinesi niteliğindedir


Gabriel, her gün saat altıda bisikletiyle Greguar’ın evinin önünden geçer. Greguar da onun yolunu gözler. Gözleri pırıl pırıl parlayan bu yaşlı amcayı çok sever. Adamcağız kendine peynir ekmek almak için günde bir kere evinden çıkmaktadır. Greguar, yaşlı amcayı dinlemekten çok keyif alır. Gabriel ona gençliğini anlatır. Ama Greguar asıl, Gabriel’in evindeki gemi maketlerini merak eder. Ne var ki annesi, yaşlı arkadaşının evine gitmesine izin vermez. Bu arkadaşlığın Greguar için ne kadar önemli olduğunu bir türlü anlamaz. Değerler Eğitimi: Vefa, arkadaşlık, merhamet, yaşlılara sevgi ve saygı


Amsterdam, 1634. Pi ve ailesi son derece yoksul insanlardır. Pi, bir akşam evine dönerken herkesin “deli adam” diye andığı birinin konağının önünden geçer. O sırada, kaçmakta olan bir hırsızla burun buruna gelir. Hırsız, çaldıklarını Pi’nin önünde düşürür. Pi, düşenleri alır ama bunların birtakım soğanlardan başka bir şey olmadıklarını görerek hayal kırıklığına uğrar. Bir insan ne diye soğan çalar ki? Ama Pi’nin bilmediği bir şey vardır: Bunlar hiç de alelade soğanlar değildirler. Değerler Eğitimi: Dürüst olmak, yardımseverlik, sevgi


Meri Lu’nun korkunç bir öğretmeni ve ondan da korkunç bir sorunu var: Doğuştan akut haylazlık! Meri Lu, her şeyde sınıfın sonuncusu. Sonunda babası da onu tehdit eder: Eğer sene sonu sınavlarında sınıfını geçmesi için gerekli ortalamayı tutturamazsa tatile götürmeyecekler onu! Neyse ki Meri Lu, hayal gücü kuvvetli bir kız. Bu dertten de kurtulmayı başaracak mı acaba? Değerler Eğitimi: Çalışmak, başarmak


Marina’nın anne ve babası, her yaz sepetli motosikletle seyahate çıkıyorlar ve yanlarına kızlarını da alıyorlar. Ama bu sene, Jülyet onlarla gelmeyecek. Marina’nın anne ve babası karar vermişler: Onun yerine Viktor gelecek. Viktor, küçük bir oğlan çocuğu ve gözleri görmüyor. Marina, tanımadığı ve üstelik görmeyen bir çocukla tam üç günü birlikte geçirecek! Ya sıkılırsam diye çok endişeleniyor. Acaba üç gün sonra fikrini değiştirmiş olacak mı?


Kanten, konsantre olmakta zorlandığı için, arkadaşları Kloe ve Dilan’la beraber özel bir okula gidiyordu. Her perşembe, Sesil adındaki genç öğretmenleri onlara hayvanları çizmeyi öğretiyordu. Güzel bir günde, hep birlikte harika bir yer keşfettiler: Gizli bir bahçe. Kanten, Kloe ve Dilan, orda gördükleri gerçek hayvanları çizmekten ve orada olmaktan çok hoşlanırlar. Ne yazık ki kısa zamanda, bu üç çocuk kadar masum küçük cennet bahçesi yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalır... Tema: Birey ve Toplum, Sağlık ve Çevre, Güzel Sanatlar, Oyun ve Spor, Alt Tema: Çevre bilinci, okul, engellilik, duygular, takım sporları, araştırma yapmak Değerler Eğitimi: Doğa sevgisi, kendini tanıma, takım ruhu


Portekizli küçük Albano öksüz kalır. Fransa’daki dayısıyla yaşamak için ülkesinden ayrılır. Aslında yaşıtları gibi okula gitmek istese de dayısıyla birlikte çatılardaki kırık kiremitleri onarır. Keyif aldığı tek şeyse çatıya oturup şehri seyrederken hayaller kurmaktır. İşte onun hayatını değiştirecek tesadüf de yine bir çatıda gerçekleşir. Tema: Birey ve Toplum, Üretim, Tüketim ve Verimlilik, Sağlık ve Çevre Alt tema: Duygular, meslekler, ev, hayvanlar Değerler Eğitimi: İyiliğin konuşulması, yardımseverlik, iyiliğin karşılık bulması


Mişel, pek iyi bir futbolcu değil ama arkadaşlar arasında yapılan maçlarda oynamaktan zevk alıyor. Okullar açıldığında muhakkak bir futbol kulübüne kaydolacak! Ama büyük turnuva ilan edildiği zaman onu kötü bir sürpriz bekliyor: Onu takıma almıyorlar! Mişel buna o kadar öfkeleniyor ki bir daha futbolun lafını bile duymak istemiyor! Değerler Eğitimi: Yeteneklerini fark etmek, Kendini geliştirmek, azim, rekabet etmek


Beş gün sonra Babalar Günü ve Meri Lu hâlâ babasına bir hediye bulamadı. Okulda yaptığı bez maymun bir felaket. Aklına başka fikirler geliyor ama onları da yapması çok zor. Kumbarası tamtakır. Yine de Meri Lu babasına şahane bir hediye vermeye kararlı. Şaşırtıcı, orijinal bir hediye olmalı bu. Asla unutamayacağı bir şey… Tam Meri Lu bir hediyede karar kılmıştı ki… Değerler Eğitimi: Hediyeleşme, sevgi, aile


Dakotalar kabilesinin, küçük üyesi Ükte başkalarına benzemez. Herkes koşar, dans eder ve avlanırken o, bunları yapamaz. Çünkü topaldır. Çocuklar onunla alay ettikleri zaman o kadar mutsuz olur ki!.. Böyle anlarda Ükte, çayırlara gider, orada en iyi dostlarıyla, hayvanlarla buluşur. Mutluluğun yolunu açacak olan da yine hayvanlar olacaktır. Değerler Eğitimi: Öz Güven, Kendini kabul, Öz değer, farklılıklara saygı, Kendini tanıma


Filip, odasında tek başına, “Bronşit olunca ne yapılır?” diye kendi kendine sorarken babasının dürbünüyle sokağı izlemenin eğlenceli olabileceğini düşünür. Filip ve kardeşi Klod’a sokağın karşısındaki ev çok esrarlı gelir. Bu esrarı çözmek isterler. Komşularının bir haydut sakladığını keşfederler. Öte yandan haydut, meraklıları hiç mi hiç sevmiyor.


Çile Hanım kalın çoraplar örer. Ne var ki birdenbire dar botlar moda olur ve kalın çorap satışları durur! Çile Hanım, Beş Parmaklı Ejderhalar Ülkesi’nde küçük solucanların ürettiği ince bir iplik olduğuna dair duyum alır ve Aslankoyun ile birlikte hemen yola koyulur.


Tangu’nun gerçekten süper bir arkadaş grubu var. Ama son zamanlarda kendini çok bitkin hissediyor. Annesi onu hastaneye götürüyor ve lösemi olduğu anlaşılıyor. Tangu’nun iyileşmek için artık büyük bir irade gücüne ve arkadaşlarının sevgisine ihtiyacı var.


Liz’in babası ve dayısı mağaracılıkla uğraşıyorlar ve hiçbir zaman Liz’i yanlarında götürmüyorlar. Çünkü bu iş için henüz çok küçük. Bir gün kahramanımız aklın almayacağı bir aptallık yapar: Aracın bagajına gizlenir ve onlarla birlikte yerkürenin derinliklerine doğru bir maceraya atılır!


Leo okula giderken tarihî bir köprünün altından geçmek zorundadır. Fakat son zamanlarda köprünün altından yatan evsiz adam yüzünden korkmaktadır. Bir sabah köprü altından geçerken ayağı takılır ve çantası düşer. Korkuya kapılan Leo ardına bakmadan kaçar.


Babası Artur’u cumartesi günü çimleri biçtikten sonra panayıra götürecektir. Ama çim biçme makinesi bozulur. Artur’un babası makineyi tamir edemez! Panayıra gidemeyeceğini düşünen Artur, Bir Süper Kahramanlar Kataloğu bulur! Belki bu süper kahramanlardan biri, çim biçme makinesini çalıştırabilir.


Çira, haftalardır dedesiyle birlikte Büyük Yarış’a hazırlanmaktadır. Atı Şüdi ile birlikte ailesini temsil edecek ve yüzlerce başka atlı ile mücadele edecektir. Yarışa birkaç gün kala, Çira Şüdi ye binerken bir yaramazlık yapar ve dedesini çok kızdırır. Çira yine de Büyük Yarış’a katılabilecek midir acaba?


Anneannesiz bir salı, çok can sıkıcı. Anneannesiz iki salı, dayanılmaz. “Anneannen biraz rahatsızlandı.” dedi Lusi’nin babası. Peki, anneannesinin bir dahaki salı günü gelmesi için ne yapmalı Lusi? Kahramanımızın aklına bir şey gelir: Uğur. Bu muhakkak işe yarayacak. Lusi bundan emin. Hem de üç kere emin...


Sofi’nin anne babası kavga ettikleri zaman evde âdeta fırtınalar kopmaktadır. Son günlerde de evde fırtına bulutları hiç eksik olmaz. Sofi, sürekli korku içindedir. Keşke zamanı geriye alabilse, herkesin birbirini sevdiği o eski güzel günlere dönebilse! Sofi korkar ve kendi kendine sorar: “Acaba bir gün yeniden mutlu olabilecek miyiz?”


Tarih öncesindeyiz. Kabileler arası bir yüzme yarışı düzenlenir. Her kabileden bir yüzücü katılacaktır yarışmaya. Ama Orman Kibarları Kabilesi’nin suyla arası pek hoş değildir. Yarışmaya da katılmaları gerekmektedir. Peki, kim temsil edecektir onları yarışmada?


Anton ile Sidni, okulda bir yaramazlık yaptıktan sonra öyle pişman olurlar ki oradan milyonlarca kilometre uzakta olmayı dilerler. Birden kendilerini garip hissederler. Gözleri kararır ve kendilerini bir uzay gemisinde, etraflarında bir sürü garip uzay yaratığı ile bulurlar...