“Şimdi canımızı sakınma zamanı değildir. Sakınılacak yegâne şey vatanımızdır.” diyen kahramanların öyküleri… Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephesi; tarihin en zorlu sayfalarındandır Çanakkale. Düşmana karşı cansiperane savaşan kahramanların kanlarıyla ve canlarıyla öykülerini yazdığı yerdir Çanakkale. Tarihe altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin sayısız kahramanları vardır elbet. İsmail Bilgin’in kaleme aldığı bu dizide düşmana göğüs geren 5 kahramana yer verilmiştir. Çanakkale Savaşı'nı zafere ulaştıran kahraman insanların mücadelelerini okumadan geçmeyin!


“Şimdi canımızı sakınma zamanı değildir. Sakınılacak yegâne şey vatanımızdır.” diyen kahramanların öyküleri… Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephesi; tarihin en zorlu sayfalarındandır Çanakkale. Düşmana karşı cansiperane savaşan kahramanların kanlarıyla ve canlarıyla öykülerini yazdığı yerdir Çanakkale. Tarihe altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin sayısız kahramanları vardır elbet. İsmail Bilgin’in kaleme aldığı bu dizide düşmana göğüs geren 5 kahramana yer verilmiştir. Çanakkale Savaşı'nı zafere ulaştıran kahraman insanların mücadelelerini okumadan geçmeyin!


Tema: Birey ve Toplum, Dünya’mız ve Uzay, Sağlık ve Çevre, Oyun ve Spor, Hayal Gücü Alt Tema: Masal, hava olayları, arkadaşlık, duygular Değerler Eğitimi: Yardımlaşma, dayanışma, kıskanç olmamak, çalışkanlık Ormandaki hayvanlar bir araya toplanıyor, her gece içlerinden biri bir masal anlatıyor. Masal ormanı her masalla biraz daha canlanıyor. Masallar arasına serpiştirilen ve kitabın sonuna konulan etkinliklerle eğlenme süreci zevkli bir öğrenme sürecine dönüşüyor.


Kendisinden çok üstün bir düşmana karşı iki gün süreyle taburunu üstün gayret ve başarıyla yönetmiş III. Tabur Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri’nin ve 45 kişiyle 2500 kişilik bir düşman kuvvetini 3 kişi kalıncaya kadar 10 saat oyalayan Yahya Çavuş ile askerlerinin kahramanlık hikâyesi...


Bu kitap ilk Türk hemşiresi Safiye Hüseyin’e vefa adına yazılmıştır. Safiye Hemşire yara sarmak için cepheden cepheye koşmuş, birçok askerin yarasını sararken birçok askerin can verişine de şahit olmuştur. Kitapta hem Safiye Hemşire’nin hem de savaşan Osmanlı askerinin fedakârlıklarını okuyacaksınız.


Hüseyin on yedi yaşında cesur bir delikanlı. Çanakkale’ye gönüllü olarak gidiyor ama yalnız değil. Eşeğini de götürüyor. Görevi askere su taşımak. Yolunu şaşırıp düşmanın eline geçiyor. Zekâsını kullanarak düşmanın elinden nasıl kurtulduğunu öğrenmek ister misiniz?


Müstecip henüz askerlik çağına yeni girmişken seferberlik ilan edilir. Babası onu askere uğurlarken adının bir gün herkes tarafından duyulacağını hissettiğini söyler. Müstecip’in adını gerçekten de herkes duyar.


Resme kabiliyeti olan Mehmet Muzaffer lise öğrencisiyken gönüllü olarak Çanakkale’ye gider. Verilen görevi ne pahasına olursa olsun yerine getirmesiyle tanınır. Ona öyle bir görev verirler ki... Çanakkale’de kamyon lastiğine ihtiyaç vardır. Piyasada lastik de yok para da... Mehmet Muzaffer’in görevi lastik bulmak. Lastikleri bulur ama hangi parayla alacak? Parayı da akla hayale gelmeyecek bir yöntemle bulur...


Seyid Onbaşı ve Cemal Çavuş’un hikâyeleri, çarelerin tükendiği sanılan bir zamanda nasıl çare bulunabilineceğinin, vatan söz konusu olduğunda gücünün üstünde nasıl bir güç sarf edildiğinin hikâyesidir.


Bu kitapta, Nusrat mayın gemisinin 18 Mart 1915 günü kazanılan zaferde nasıl bir rol oynadığını, başta Binbaşı Nazmi Bey, Yüzbaşı Hakkı Efendi olmak üzere gemide bulunan mürettebatın mayınları dökmek için gösterdikleri büyük fedakârlıkları okuyacaksınız.


Dardanos tabyasında cephane neredeyse yok ama düşmana geçit de yok. Soba borularından top, pamuktan mermi yapılıyor da düşmana geçit verilmiyor.


Cemal, uçma sevdalısı bir genç. Çanakkale’de keşif uçuşları yaparken insanlara “Deli bu!” dedirtecek işler yapıyor. Deli denilse de o sadece vatan ve uçak tutkunu. Uçaktan el bombası, benzin bidonları atıyor düşman gemilerine. Bu kitapta pilot Teğmen Cemal’in kahramanlıklarla dolu öyküsünü okuyacaksınız.


19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal üstlerinden izinsiz 57. Alay’ı Conkbayırı’na sevk eder. 57. Alay, ilk dört günde üçte bir kayıp verir ancak düşman ordusunun çok tehlikeli ilerleyişini durdurup Conkbayırı’nın dolayısıyla Kocaçimentepe’nin ele geçirilmesini önler. Bu kitap 57. Alay’ın savaşın kaderini değiştiren fedakârlık dolu hikâyesini anlatıyor.


Yurdun dört bir yanından cepheye koşan isimsiz kahramanlar, “Çanakkale geçilmez” diye yazdılar tarihe. Bu kitaba da onların destanı yazıldı, tarihe gömülmeyip daima hatırlansınlar diye…


Onlar bu toprakları vatan yaptılar. Genç, yaşlı, kadın erkek demeden tek vücut oldular. Gösterdikleri olağanüstü mücadeleyle kahramanlaştılar. Hepsinin bir hikâyesi vardı. Bu kitapta, kurtuluşa koşan kahraman insanların hikâyelerini bulacaksınız.


Çanakkale’de şehit olanlar, dilden dile, gönülden gönüle dolaştı. Çanakkale içinde vurulan gençler, hikâyelerle anlatıldı şimdi de... Bugünün gençleri kahraman atalarını tanısınlar diye.


Onlar kendilerini siper edip yurdumuzu savundular. Kimi, vatan için canını verdi; kimi ise vatan uğruna savaşmanın gururuyla yaşadı. Her biri, birer kahraman oldu! Bu kahramanların hikâyelerini okuyan çocuklarımız, ülkesini daha çok sevecek ve daha çok sahiplenecek.


Onlar tarihimizin destanlaşan isimleri. Onlar, kahramanlıklarıyla ve başarılarıyla nesiller boyu hatırlanacak, dilden dile söylenecek izler bıraktılar. Bu kitapta çocuklarımız, tarihimizi destana dönüştüren insanları tanıyacaklar ve tarihimizi sevecekler.